(:..SeFkAt..:)
Administrator
Rep Puanı: 191
Offline
Mesaj Sayısı: 853
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 505
Nerden: İstanbul
Kayit tarihi Haziran 09, 2008, 09:07:39
|
 |
« : Temmuz 31, 2008, 19:17:59 » |
|
1. Bölüm “hızlı ve acemi”
Bir fizik dersidir hayat Ne vakit yolunu zamana bölsen Sana daima hızını verir Kimse zaman vermez oysa Sen ne kadar hızlı gidersen git Hayat sana hep yavaş gelir
Ne kadar yaşasan acemisin Ne kadar koşsan yavaş İyiyi ve kötüyü peki Söyle kim bilebilir
Oysa bozuk saat bile Günde en az iki kere Hiç tereddüt etmeden Sana doğruyu gösterir
Ve ne tuhaf ki hayata Her gelen insan gibi Gençlik de şu başa Yalnızca bir kere gelir
Yiğit Güralp
19 yaşında bir hukuk öğrencisi olan Barış, günümüzde maddi durumu ve sosyal statüsü iyi olan hemen her ailenin çocuğu gibi klasik proje çocuklarından biridir. Hep en iyi okullarda okumuş, tüm öğrencilik hayatı bu okulları kazanmaya çalışmakla geçmiştir.
Ancak Barış ailesinin istediği gibi bir genç adam olma yolunda ilerliyor gibi görünse de aslında hiçbir şey göründüğü gibi değildir! Çünkü Barış istemi dışında programlanmış bütün bu hayatında hep bir çıkış noktası aramış ve sonunda çıkışı ailesinin asla onaylamayacağını bildiği hız tutkusunda bulmuştur…
Bu delicesine hız tutkusu Barış’ın hayatının hiç beklemediği şekilde değişmesine sebep olacak ve Barış’ın İstanbul’da başlayan fırtınalı hikayesi; şehrin kaos ortamından sıyrılarak Ömerli’deki sıradışı bir çiftliğe kadar uzanacaktır…
Farklı bir çevreden gelen Barış bir yandan yepyeni bir hayatla karşılaşırken çiftliğin diğer gençleri Gülşen, Bekir, Feraye ve Aliço’nun hayatları da Barış’ın gelişiyle birlikte yavaş yavaş değişmeye başlayacaktır…
|
|
|
|
|
Logged
|
Aşk benim gönlümdeki, suç değil! Kalp benim içimdeki, taş değil!
|
|
|
(:..SeFkAt..:)
Administrator
Rep Puanı: 191
Offline
Mesaj Sayısı: 853
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 505
Nerden: İstanbul
Kayit tarihi Haziran 09, 2008, 09:07:39
|
 |
« Yanıtla #1 : Ağustos 10, 2008, 14:10:29 » |
|
2. BÖLÜM “iki yol”
Bitti sandığın her yol Yeni bir başlangıçtır Anlarsın ki gökyüzü Uçurumlarla başlar
Sevdayı öksüz sanma Herkesin bir gönlü var Keşfetmek için aşkı Bunlar en güzel yaşlar
Yiğit Güralp
Bekir’in kurnazca oyunuyla hiç ummadığı bir durumun içine düşen Barış’ın bir seçim yapması için önünde iki yol vardır… Ya ailesinin yanına geri dönüp annesiyle sorunlu hayatına kaldığı yerden devam edecek ya da çiftliğe dönerek bu yeni ortama ayak uydurmaya çalışacaktır…
Sonunda denize düşen yılana sarılır misali mecburen çareyi çiftliğe geri dönmekte bulur… Ancak başarısız olan kaçış planının Barış’ı uslandırması beklenirken tam aksine Barış tüm çiftliğe kök söktürmeye başlamıştır
Gizli aşıklardan Bekir Gülşen’i, Aliço Feraye’yi Barış’dan kıskanadursun, Feraye ise Barış’ı “bi değişik” bulmaya ve ona destek olan tek kişi olmaya devam etmektedir Gülşen ise çok iyi tanıdığı babasının Barış’da ne bulduğunu ve onu çiftliğe neden kabul ettiğini anlayamamaktadır…
Bütün bunlar olup herkes Barış’ı çözmeye çalışırken bir an bile yerinde duramayan Barış yeni planı için harekete geçer… Pelin’in Barış’la ikinci yüzleşmesi ise tüm düğümleri çözmeye başlayacak Adil Baba Barış’ın içindeki cevheri gün yüzüne çıkarmaya çalışırken, Cemal’de evde oğullarının keyfinin yerinde olduğunu Saliha’ya inandırmaya çalışacak, finaldeyse Barış’ın çiftliktekilere, çiftliktekilerinse Barış’a hiç beklemedikleri bir sürprizi olacaktır…
|
|
|
|
|
Logged
|
Aşk benim gönlümdeki, suç değil! Kalp benim içimdeki, taş değil!
|
|
|
(:..SeFkAt..:)
Administrator
Rep Puanı: 191
Offline
Mesaj Sayısı: 853
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 505
Nerden: İstanbul
Kayit tarihi Haziran 09, 2008, 09:07:39
|
 |
« Yanıtla #2 : Ağustos 20, 2008, 11:41:56 » |
|
3. BÖLÜM "Atlıkarınca"
Çok gereksiz sorular var Soran hiç çıkmaz ortaya Yumurta mı tavuktan çıkar Tavuk mu teşne yumurtaya
Oysa hayat denen bir oyun var Ve biz de geldik oynamaya Yoksa ne karınca ata binerdi Ne de bir at karıncaya
Yiğit Güralp
Barış’ın bitmek tükenmek bilmeyen kaçış planlarından vazgeçerek çiftlikte kalmayı seçmesi ve bir karınca gibi hırsla çalışmaya başlaması herkesi şaşırtmıştır… Şüphesiz Barış’ın bu kalma kararındaki en büyük etken ata binmek için içten içe bir heyecan duymaya başlamasıdır…
Saliha’nın Barış’a bir türlü ulaşamaması oğlunun çiftlikteki yaşamıyla ilgili kuşkularını artırırken, Adil Baba ise Barış’da gördüğü olumlu gelişmelerle ona çiftlikte daha özgür bir hareket alanı sağlamaya başlar… Keza Adil Baba’ya göre ata binmek için gerekli en önemli özellik olan “merhamet duygusu” kimse inanmasa da Barış’da fazlasıyla mevcuttur…
Feraye Barış’a olan inancını tamamen kaybetmiş, Gülşen’de merhamet konusunda babasına katılmazken, Bekir’e göreyse Barış, Adil Baba tarafından haksız yere desteklenmektedir ve çiftlikteki otoritesi Barış yüzünden sarsılmaktadır… Bekir ve Feraye’nin babası Ahmet ise her ne kadar ilk başlarda Barış’ın, Bekir için bir tehdit oluşturmadığını ve ortada bir çifte standart olmadığını düşünse de Adil’in çiftlikten kaçan Barış’ı cezalandırmak yerine ata binmekle ödüllendirmesi Ahmet’i de Adil Baba ile ilk kez karşı karşıya getirir…
Bu karşılaşma Bekir’i Barış’a hoca, Barış’ı da Bekir’e öğrenci yapacak ve rekabet iyice kızışacaktır… Bu rekabet içinde Gülşen Barış’ı her geçen gün daha yakından tanımaya başlarken, Barış’sa aldatarak güvenlerini kaybettiği Feraye ve Pelin’in gönlünü alıp kendini affettirmek zorundadır… Oysa Barış tüm gücüyle yapıcı olmaya çalışırken bu kez de esrarengiz biçimde Aliço ile arası açılmaya başlayacak ve olaylar Barış’ı Aliço’nun geçmişiyle ilgili can alıcı gerçeklerle yüzleşmek zorunda bırakacaktır.…
Finalde ise bir yanda İrfan’ın Şehzade’yi gün ve gün psikopatça takip etmesi, diğer yanda Barış’ın iyi bir binici olmak için insanüstü bir çabayla çalışması telaşı içinde kader ağlarını ince ince örecek ve çiftlikte hayat herkes için beklenmedik olaylara gebe olacaktır…
|
|
|
|
|
Logged
|
Aşk benim gönlümdeki, suç değil! Kalp benim içimdeki, taş değil!
|
|
|
Selen_gülşen
S
Rep Puanı: 0 
Offline
Mesaj Sayısı: 43
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 927
Nerden: istanbul
Kayit tarihi Ağustos 17, 2008, 17:19:56
|
 |
« Yanıtla #3 : Ağustos 24, 2008, 14:28:00 » |
|
4. BÖLÜM “rodeo ve juliet”
Hikaye malum, Gençler anlaşmışlar Onca büyük sevdaya, Murada varamışlar. Juliet uyuyakalınca Romeo gitti sanmış. Bir şişelik zehirle, O da uykulara dalmış. Ne zaman anlatsalar, Çok gülerim bu işe. Kim yazarsa yazsın, Hepsi biraz klişe
Mecnun abi Romeo’nun, Leyla da tam Juliet’in, Az biraz öz Türkçe’si. Yazanlar hep değişir, Destanlar hiç değişmez. Ölümüne sevdaların, Aşktır tek gerekçesi.
Oysa çok üstündedir aşk, Hem düşlerin üstünde… Hem gerçeğin üstünde… Nerde, nasıl arama Halime bir baksana Altımda beyaz bir bulut Ve ben de onun üstünde…
Yiğit Güralp
Saliha’nın gelişi ve tüm gerçeği bütün çıplaklığıyla öğrenişi Barış’ın çiftlikte kalmak ve Şehzade’ye binmekle ilgili bütün hayallerinin sonu olur… Cemal ve Barış ne kadar ısrar ederse etsin artık ipler Saliha’nın eline geçmiştir… Barış için Adil Baba’nın çiftliğinden geri dönüş yolu görünmüştür…
Pelin’in Barış’ın çiftlikten ayrılmasına çok üzülmesi ise hem Gülşen’in hem de Feraye’nin dikkatinden kaçmaz… Feraye’ye göre Pelin Barış’dan hoşlanmaktadır çünkü Barış her kız için ideal ve değişik bi çocuk, gerçek bir aşık, yani tam bir Romeo’dur… Gülşen’e göreyse Pelin’in Barış’la hiçbir ilgisi yoktur çünkü Barış önüne her gelene yazılan tipik bir Kazanova’dır…
Üstelik bu ayrılığa en çok üzülen Feraye, Barış çiftliğe geldiğinden beri bazen kendisi de dahil olmak üzere hiç kimsenin ona iyi davranmadığını söylemektedir… Gülşen’se Feraye’nin tam tersine duyguları yerine mantığıyla konuşarak Barış’ın ne kadar değişik ve iyi bir çocuk olsa da baştan beri yerinin kendilerinin yanı olmadığını kabul etmeleri gerektiğini öne sürmektedir…
Diğer yandan Aliço Barış’ın kendisi için yaptıklarından etkilenmiş ve ona doğru düzgün teşekkür edememenin vicdan azabını yaşarken, Bekir ise Barış’ın Belediye Başkanına karşı Aliço’yu kurtarmak için değil sırf çiftlikten kurtulmak için kendini ortaya attığını iddia etmektedir… Çünkü Bekir’e göre Şehzade’ye binmek Barış’a çok zor hatta imkansız gelmiş, yenilgiyi kabul etmek yerine çareyi kaçmakta bulmuştur…
Sonuçta herkes Barış’ın eve dönüşüyle ilgili farklı şeyler söylerken Barış herkesten habersiz hiç ummadığı bir çiftlikte yepyeni bir hayata başlayacak ve kızlardan tamamen uzakta artık tek tutkusu olan Şehzade’ye bir gün binebilmek için kendisine hiç akla gelmeyen bir yol seçecektir… Belediye Başkanının intikam planları ve çiftliğe çalışmaya gelen yeni bir işçiyle işler iyice arapsaçına dönecek, finalde tüm düğümleri çözmek üzere kendisini ateş çemberinin içinde buluveren yine kimsenin beklemediği bir ikili olacaktır…
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ağustos 24, 2008, 23:11:04 Gönderen: (:..SeFkAt..:) »
|
Logged
|
|
|
|
(:..SeFkAt..:)
Administrator
Rep Puanı: 191
Offline
Mesaj Sayısı: 853
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 505
Nerden: İstanbul
Kayit tarihi Haziran 09, 2008, 09:07:39
|
 |
« Yanıtla #4 : Eylül 03, 2008, 00:56:02 » |
|
5. BÖLÜM “yıldız savaşları”
Bi yıldız misalisin çocuk Bi uzansam avuçlarımdasın Bir düşünsem nasıl uzak…
Nasıl göremezsin ki beni çocuk Kapat tüm o ışıkları Ve bir de bana öyle bak…
Biliyorsan söylesene çocuk Aşk mı; bi savaş mı bu Ya da nedir arasındaki fark…
Yıldızlar masum ve yalnız Aşklarsa gökyüzünde Bildiğin kaç savaş varsa bak… Hepsi de yeryüzünde
Yiğit Güralp
Vasil’in peşindeki adamlar başta Barış ve Gülşen olmak üzere herkese zor anlar yaşatmış ancak alınan her türlü yaraya rağmen hayat bir şekilde devam etmektedir…
Gülşen’in Barış’la ilgili bildiği her şey, hatta tüm duyguları yine tamamen ters yüz olmuş ve Gülşen iç dünyasında sürekli Barış’ı sorgulamaktan kendini alamamaya başlamıştır… Feraye ise kendisine göre Pelin’in artık Barış’a aşık olduğundan yüzde yüz emin olmuş bu saflarda ve bu savaşta kendine yeni stratejiler geliştirmeye başlamıştır…
Yaşanan olaylardan sonra Saliha oğlunun çiftlikte sürekli acı tecrübeler yaşamasından artık sıkılmış yine Barış’la ilgili son sözü söylemeye hazırlanırken, Adil Şehzade’yi İfran’a geri vermemek için son kozunu oynayacak, İrfan en ağır şekilde rakip çiftlikten intikamını alacak, finalde Pelin’in İstanbul’daki sürpriz doğum günü daveti ile Barış, Gülşen, Bekir, Feraye ve Aliço kendisini beklenmedik olayların içinde bulacaktır…
|
|
|
|
|
Logged
|
Aşk benim gönlümdeki, suç değil! Kalp benim içimdeki, taş değil!
|
|
|
(:..SeFkAt..:)
Administrator
Rep Puanı: 191
Offline
Mesaj Sayısı: 853
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 505
Nerden: İstanbul
Kayit tarihi Haziran 09, 2008, 09:07:39
|
 |
« Yanıtla #5 : Eylül 10, 2008, 11:33:14 » |
|
6. BÖLÜM “ilk dans ilk aşk”
BİR ÇOCUK SEVDİM
Bir çocuk gördüm uzaklarda Gözleri kederli, hatta korkulu Her şeye rağmen bir an gülümsedi çocuk Sıcak, sade ama biraz kuşkulu
Bir çocuk sevdim uzaklarda Sanıyordum ki onun özlemi de buydu O ise bir bakışta beni örtülerimden Yalnızca duygularıyla soydu
Bir çocuk gördüm uzaklarda Biraz çocuk, biraz adam, biraz hiçti Ellerinde yaşlı zaman demetleri Daha önce denenmemiş yeni bir yol seçti
Ben böyle yürek görmedim böyle sevgi Şimdi çocuk büyümekte günbegün Bütün hüzünleri okşadı birer birer Gizli bir ümide sarılarak biraz küskün
Sezen Aksu
Pelin’in birdenbire ortaya çıkan sevgilisi, başta Barış olmak üzere herkes için çok büyük bir sürpriz olmuştur… Şimdi bu büyük sürprizin ardından Bekir’in de çıkıp gelişiyle Barış, Gülşen, Feraye ve Bekir’i yıllar sonra bile unutamayacakları bir gece beklemektedir…
Aynı gece çiftlikte ise ortam iyice gerilmiştir. Ahmet’in parasını peşin alarak sattığı atın ortadan kaybolması yetmezmiş gibi Bekir’in de İstanbul’a gidişi Pervin ve Aliço’yu iki arada bi derede sıkıntılı ve yalnız saatler yaşamak zorunda bırakmıştır…
Gençler bu dertlerle uğraşırken Saliha ve Cemal Adil’in çiftliğinden geçen yol davası üzerinde iki farklı taraf olmuş, Saliha mesleğiyle, Barış ve Cemal’in dostları arasında bir vicdan muhasebesi yapmak zorunda kalmıştır…
Barış, Gülşen, Bekir ve Feraye’nin çiftliğe geri dönüşü her biri için sıkıntılı saatlerin başlamasına neden olacak, Ahmet’in atının ortadan kaybolmasının ardındaki sır perdesiyle birlikte Gülşen ve Feraye’nin ÖSS puanları açıklanacak, finalde Barış’ın Şehzade’ye binebilmekle ilgili yaşadığı sıkıntıyla ilgili Gülşen’in önerdiği çözüm, çiftlikte herkes için yepyeni bir dönemin başlangıcı olacaktır…
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Eylül 16, 2008, 17:28:55 Gönderen: (:..SeFkAt..:) »
|
Logged
|
Aşk benim gönlümdeki, suç değil! Kalp benim içimdeki, taş değil!
|
|
|
selenim
S
Rep Puanı: 1 
Offline
Mesaj Sayısı: 45
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 520
Nerden:
Kayit tarihi Haziran 20, 2008, 22:14:40
|
 |
« Yanıtla #6 : Eylül 16, 2008, 17:21:06 » |
|
7.BÖLÜM “tersyüz”
A şehrinden yol almıştık, B şehrine giden bir trende… Arkada kaygılarımız vardı, Ve umutlarımızla biz en önde…
Ve bir tren daha vardı, Aynı anda ve B şehrinde… Umutlarıyla o da kalktı, Bize doğru ve ters yönde…
Mutlu sona yer yok mu, Hız ve yol probleminde… Kazalar kaçınılmaz mı, Gençlik hikayelerinde…
Ne umduk neler bulduk, Sevda tünellerinde… Çarpıştık tersyüz olduk, Tam en güzel yerinde…
Yiğit Güralp
Barış ve Gülşen’in birbirini hissetmek için “daha önce denenmemiş yeni bir yol seçmeleri” başta kendilerinin sonra da çiftlikteki herkesin iç dünyasını tersyüz etmiştir… Şimdi herkes için kendisiyle ve hayatındaki gerçeklerle yüzleşme zamanı gelmiştir…
Tüm bunlara rağmen Barış, Gülşen, Aliço ve Bekir gönül meselelerini bir yana bırakmaya çalışarak Feraye’ nin zor gününde ona destek olabilmek için çözüm yolları da aramak zorundadır…
Bu anlamda Barış’ın çiftlikte kendisi için özel bir köşe bularak bu yeni mekanı yaşanabilir bir hale getirme çalışmaları da 5’linin yeniden kaynaşması için büyük bir fırsat olur…
Finalde ise hayat, herkesin kendi namına aradığı ve bulduğunu sandığı cevapları yine herkesin yüzüne vuracak ve her şey herkes için bir kez daha tersyüz olacaktır…
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Eylül 16, 2008, 17:29:24 Gönderen: (:..SeFkAt..:) »
|
Logged
|
|
|
|
(:..SeFkAt..:)
Administrator
Rep Puanı: 191
Offline
Mesaj Sayısı: 853
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 505
Nerden: İstanbul
Kayit tarihi Haziran 09, 2008, 09:07:39
|
 |
« Yanıtla #7 : Eylül 22, 2008, 15:43:37 » |
|
8. BÖLÜM “yarından sonra”
Şimdi yaşamalıyım seni Yarından sonra çok geç Erteleme, iteleme, öteleme beni Şimdi tutmalıyım ellerini Neden diye sorma Anlaman için çok geç Hayat pulları kırmadan Ve içimden, sürekli, durmadan Şimdi söylemeliyim sevdiğimi Yarından sonra çok geç
İnsanoğlu ne tuhaf bak Kimi yarın için yaşar… Yelkovanla yarışan, Sinsi bir akrep gibi… Kimi pişman bugünden Kalbi geçmişe saplı, Kanadı paslı çelikten, Köhne bir bıçak gibi…
Beklemekse ihanet Hem zamana ihanet Hem de kalbe ihanet Giden gider gelmezse İşte budur felaket İşte budur kıyamet
Dile gelmemiş her aşk çünkü Kalbinde hiç çizilmemiş İkiz bir kenar bırakır Oysa iki ismi var sevdanın Biri senin adınsa Diğeri benim adım Yarından sonra çok geç Ya söyledin, söyledin Ya yakaladın, yakaladın
Yiğit Güralp
Artık Barış, Feraye ve Gülşen arasında dostluk ve aşka dair hiç konuşulmayanların konuşulma, hiç söylenmeyenlerinse söylenme zamanı gelmiştir… Aliço sevdiklerinin yüreklerindeki fırtınaları dindirebilmek için çabalarken, Bekir ise herkesin aksine bir anlık öfkesinin sonuçlarına katlanmak için susmak zorundadır… Ancak ne kadar susarsa sussun Bekir’in de yüreğinde tıpkı Barış gibi Gülşen’e söylenmeyi bekleyen bir çift sözü vardır…
Ailesinde olup bitenlere artık kayıtsız kalamayan Pervin bir anne olarak yaşananlara ağırlını koyarken diğer yanda yine bir anne olan Saliha hem Barış’la hem de hukuk sisteminin gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalacaktır…
Bütün bunlar olurken Barış ve arkadaşı Şehzade’yi bekleyen yeni bir sınav daha vardır… Son olarak uyum ve senkron sorununu çözen ikili şimdi de hız ve kademe eğitimini tamamlamak zorundadır…
Barış bir yandan Şehzade’yle çalışıp bir yandan da Gülşen’in kendisine olan hislerini öğrenmeye çalışırken çiftliğe geçmişten gelen eski bir konuk hem Barış’ın Gülşen’i fazlasıyla kıskanmasına hem de kafası yeterince karışık olan Gülşen için bir çıkış yolunun belirmesine neden olacaktır… Çünkü Gülşen dününü, bugününü ve yarınını gözden geçirerek aşkı ve dostları arasında bir karar vermek zorundadır…
Ama sonuçta insanoğlu yarını tahmin edebilse bile yarından sonrası herkes için büyük sürprizlere gebedir… Ve finalde soru işaretleriyle gelen “yarından sonra” herkes için beklenmedik ve büyülü bir aşk sahnesine dönüşecektir…
|
|
|
|
|
Logged
|
Aşk benim gönlümdeki, suç değil! Kalp benim içimdeki, taş değil!
|
|
|
2chee
Selen Seyven Süper Fan
Rep Puanı: 32     
Offline
Mesaj Sayısı: 2787
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 254
Nerden: istanbul
Kayit tarihi Nisan 06, 2008, 17:31:42
tuğçe & selen :)
|
 |
« Yanıtla #8 : Kasım 06, 2008, 14:35:17 » |
|
10.BÖLÜM
YAZ AŞKI GİBİ”
Yıllarca yüreğimi, Su üstüne yazdım ben. İnsanoğluysa cümleten Farklıydı biraz benden. Taşa yazdılar yüreklerini, Toprağa yazdılar bilmeden. Ve tarih içinde silinmeden, Bulundu her birisi. Oysa denizler yeryüzünün, Daima üçte ikisi...
Dedim ya benim gönlüm hep Bir ömür sevmekten yana. İnsanlarsa daima, Hapsetti sevdayı yaza. Yazlar bitti, Demsiz aşklar kaldı geri. Peki şimdi bana Söylesin Allah aşkına biri. Bütün bir ömrü toplasan Yazlar ömrün kaçta biri…
'yiğit güralp'
Barış’ın Şehzade’yle birlikte; önce havaalanında sonra da Sinan’ı kurtarmak için uçurumda yaptığı kontrolsüz hareketler Adil’i çileden çıkarmış ve artık Barış’la ilk günlerdeki gibi sert bir konuşma yapmanın zamanı gelmiştir…
Adil’in Barış’la ilgili bu sert tutumu Gülşen ve Barış’ın çiftlikte yan yana gelmelerini iyice zorlaştırırken çiçeği burnunda yeni sevgililer her şeye rağmen baş başa kalabilmenin yollarını aramaktadır… Ancak bir yandan yaz yavaş yavaş sona ermekte, Gülşen’in okuluyla Barış’ınsa yaz sonunda ne yapacağıyla ilgili artık bir karar vermesi gerekmektedir…
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 06, 2008, 15:45:49 Gönderen: 2chee »
|
Logged
|
|
|
|
İLHAN K
Administrator
Rep Puanı: 41     
Offline
Mesaj Sayısı: 459
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 1
Nerden: İstanbool / NewBosna
Kayit tarihi Mart 24, 2008, 21:34:53
|
 |
« Yanıtla #9 : Kasım 13, 2008, 08:33:40 » |
|
11.Bölüm
“ARKADAŞ”
Gözyaşım fayda etmez Biraz da yüzüm gülsün Bu aşk burada bitmez Bırak be arkadaş Bırak bir ömür sürsün
Ellerimiz ayrılmadan Hasret çekip yalvarmadan Yarınlarda ağlamadan Bırak bir ömür sürsün
Sürmeli aşklar… Sürmeli… Böyle yitip bitmemeli Sevenler sevilenler Bırakıp da gitmemeli
Ayrılık kolay değil Hem ızdırap, hem hüzün Acı çektirme bana Bırak bir ömür sürsün
yiğit güralp
**** Feraye’nin üniversite ile ilgili vermesi beklenen karar aynı zamanda Barış ve Gülşen’in de bundan böyle daha çok yan yana olabilmesi için büyük önem taşımaktadır… Feraye sonunda zor da olsa kararını verir… Ancak Barış ve Gülşen; Feraye’nin üniversite için vermiş olduğu bu kararın altında yatan sebebin ne olduğunu merak ederken Aliço ise aynı karar sonrası yaşanan gelişmelerle Feraye’yi daha çok kıskanmaya başlayarak ortalığı karıştırır… Bekir’se bir yandan Feraye’ye üniversite ile ilgili verdiği taktikle şimdilik rahatlamışken diğer yandan da parkur çalışmaları ile ilgili resmen Barış’ın ensesinde boza pişirmektedir… Çiftlikte bunlar olurken Bostancı’da Saliha, Barış’ın eve dönüşünü sabırsızlıkla beklemekte ve bir yandan da bunun en kısa zamanda olması için Cemal’i iyiden iyiye sıkıştırmaktadır… Cemal Barış’ın artık eve dönmesi gerektiğiyle ilgili Adil’in de yardımını rica ederek işi şansa bırakmak istemez… Oysa Adil’in bir yandan Barış’ın dönüşüyle ilgili sorunlarla ilgilenirken bir yandan da ansızın ortaya çıkan Şehzade’nin gerçek sahibiyle ilgilenmesi gerekmektedir… Bütün bu olanların ortasında sıkışıp kalan Barış bir yandan Gülşen ve Şehzade’yle ayrılmamak adına ailesine karşı kişisel savaşını verecek ama günün sonunda hiç beklemediği acı bir sürprizle karşılaşacaktır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
2chee
Selen Seyven Süper Fan
Rep Puanı: 32     
Offline
Mesaj Sayısı: 2787
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 254
Nerden: istanbul
Kayit tarihi Nisan 06, 2008, 17:31:42
tuğçe & selen :)
|
 |
« Yanıtla #10 : Kasım 21, 2008, 00:24:49 » |
|
12.bölüm 'senden önce… senden sonra…'
Senden önce bir varmış İki senle sonradan gelmiş Masal bu ya günler çok uzunken Geceler hiç bitmeyecekmiş Gerçek bu ya Böyle anlar bile Bize hiç mi hiç yetmeyecekmiş
Deli sanacaklar bizi Ayrı düşürecekler, Akıllıyken aşık olabileceğimiz Hiç akıllarına gelmeyecekmiş
Gökten üç elma düşecek Yer çekimini görecekler Bizi bize çeken nedir Hiç göremeyeceklermiş ***** yiğit güralp İrfan’ın Şehzade’yi çiftlikten alıp götürüşü Cemal ve Saliha için “Barış’ı artık çiftliğe bağlayan bir şey kalmadığı” anlamına gelse de gerçekler çok farklıdır… Barış Şehzade’yi kaçırmak pahasına bile olsun geri almayı kafasına koymuş, bunun yasal olmadığını söyleyen Gülşen’e bile resti çekmiş, üstelik çeki kabul edip İrfan’a Şehzade’yi elleriyle teslim ettiği için Adil Baba’yla ipleri koparıp atmıştır… Şimdi Gülşen’in aşkın bir delilik hali olduğunu kabul etmesi ve tamamen deliye dönerek kontrolden çıkan Barış’ın yanında olup olmayacağına karar vermesi gerekmektedir… Belki de artık tüm kavgaları ve kırgınlıkları bir kenara bırakıp, Bekir, Aliço, Feraye ve Burak’ı da ikna ederek, Barış’ın yanında olmak ve Şehzade’yi kaçırmak üzere mükemmel bir plan yapmak için çok da geç değildir… Eğlenceli, romantik ve macera dolu, “Doludizgin Yıllar”, yepyeni bölümü “senden önce… senden sonra…” ile dostluk, aile, aşk ve hayat adına söylenmemiş ne varsa bu kez de; Cumhuriyet Tarihi’nin belki de yaşayan en büyük rock müziği efsanesi “Bulutsuzluk Özlemi”ne ait “Yine Düştük Yollara” parçası eşliğinde söylemeye devam ediyor… Bu müthiş buluşma için 24 Kasım Pazartesi gecesi 19:30’da TRT 1 ekranları karşısında yerlerinizi almayı unutmayın…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
- - BiTTéR - -
S
Rep Puanı: 0 
Offline
Mesaj Sayısı: 36
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 2016
Nerden: İstanbul
Kayit tarihi Kasım 26, 2008, 17:34:19
|
 |
« Yanıtla #11 : Kasım 26, 2008, 20:19:59 » |
|
13. Bölüm
kaçak
Kimsenin cesaret edemediği Bir dağa tırmandık biz seninle Ben ne yorulmana izin verdim senin Ne de durup aşağıyı seyretmene Bizi izleyenler vardı her yerde Senin aklın hep Daha önce deneyenlerdeydi Ben ne korkmana izin verdim senin Ne de benden vazgeçmene
Kimsenin cesaret edemediği Bir dağa tırmandık biz seninle Anlattın tutunamayıp düşenleri Ben ne elimi bırakmana izin verdim senin Ne de bana güvenmemene Çocukluğunda hiç görmediğini söylediğin Uçurum çiçekleri vardı zirvede Ben çocukluğumda Çıplak ayak gezdiğimi anlattım sana Keskin kayalıklar üzerinde Ve ne benden utanmana izin verdim senin Ne de bana hükmetmene
Bembeyaz karlar vardı zirvede Ve bir o kadar da ayaz Kardan evler, adamlar yaptık birlikte Sen bana diğer adamları anlattın Ben de sana diğer kadınları Ben en çok kardan adamı sevdim Sen de en ukala olanı Ve sen öyle güzeldin ki zirvede Ne aldatmama izin verdin sana Ne de yalan söylememe
Artık kimsenin erişemediği Bir dağdayız seninle Ben şimdi kaçağım Yaklaşan sesler var bir yerlerde Ve teslim olduğumu söylemem Sebep olamaz buradan inmeye
Bu dağa çıkarken Daha önce hiç yaşamadığını söylediğin Şeyler öğrettim sana Rütbelerimi sana verdim Artık kontrol sende, yüreğimse ellerinde Yoksa ben ne bırakıp gitmek isterim seni Ne de izin veririm gitmene
yiğit güralp
Şehzade’nin kaçış planında işlerin yolunda gitmeyişi başta Barış olmak üzere Gülşen, Bekir, Aliço ve Feraye’yi çok zor durumda bırakmıştır…
Bütün bunlar yetmezmiş gibi Cemal ve Şehzade Barış’ı konuşup ikna ederek evine döndürmek üzere yola çıkmış, Adil ve Ahmet’de ortada olmayan çocuklar için endişelenmeye başlamışlardır…
Neşeyle ve büyük bir heyecanla başlayan kaçış macerası giderek yerini bir sert bir onur mücadelesine bırakacak ve finalde tüm çiftliği adeta şok edecek beklenmedik bir sürpriz yaşanacaktır
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 27, 2008, 09:22:06 Gönderen: İLHAN K »
|
Logged
|
|
|
|
2chee
Selen Seyven Süper Fan
Rep Puanı: 32     
Offline
Mesaj Sayısı: 2787
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 254
Nerden: istanbul
Kayit tarihi Nisan 06, 2008, 17:31:42
tuğçe & selen :)
|
 |
« Yanıtla #12 : Aralık 04, 2008, 20:50:46 » |
|
14.BÖLÜM kapanmayan yaralar
Mesaisi bu kaderin Sormadan usanmadan Bir bir derdi sıralar
Düşünmez ki can yakar Aşk gazisi gönlümde Kifayetsiz muhteris Bu kapanmaz yaralar
Bir sis perdesi ardından Pişmanlık vizesiyle Eski bir kapıyı aralar
Ben bıktım sen bıkmadın Girmeye mecalim mi var Duy artık söylüyorum Yorgunum bu aralar
Yüzleşmek zamanı oysa Boynu bükük hatıralarla Yaşanmaz oldu buralar
Silkelen diyor bir ses Kabuğu bağlamazsan Kanar durur sersefil Kapanmaz bu yaralar
yiğit güralp İrfan’ın Şehzade’yi acımasızca sakatlayarak adeta ölüme terk edişi sadece Barış’ı değil çiftlikteki herkesi derinden yaralamıştır… Üstelik Şehzade’nin başına gelenlerin Barış üzerinde bıraktığı etki Saliha’yı oğlunun hukuk fakültesine devam edip etmeyeceğiyle ilgili daha da tedirgin hale getirerek bu konudaki yaralarının da depreşmesine sebep olur… Şüphesiz ki bu durum yeni bir hukuk öğrencisi olan Feraye’nin puan hanesine Saliha tarafından yeni puanlar yazılmasına neden olacak ve bu ittifak Gülşen tarafından hiç de hoş karşılanmayacaktır… Bütün bu olanlar yetmezmiş gibi Bekir’in Gülşen’e olan aşkını babasına itiraf etmesi de işleri büsbütün karıştırmıştır… Ahmet yıllardır kapanmayan bir yara olan oğlunun sevdasıyla, yıllardır ekmeğini yediği Adil’in arasında sıkışmış kalmış ve çareyi Bekir’i bu sevdadan vazgeçirmeye çalışmakta bulmuştur… Aliço’nun Bekir’in sıkıntılarına, Barış ve Gülşen’inse Aliço’nun aşk yarasına bir çözüm bulmaya çalışması hem komik hem de hüzünlü anlara sahne olacak, Adil ve İrfan arasındaki yıllardır kapanmayan yaranın esas nedenin de ortaya çıkmasıyla çiftliği her zamankinden büyük bir felakete sürükleyecek olan olaylar yavaş yavaş ağlarını örmeye başlayacaktır…
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Aralık 04, 2008, 20:52:45 Gönderen: 2chee »
|
Logged
|
|
|
|
έρωτάμου
Moderator
Rep Puanı: 3 
Offline
Mesaj Sayısı: 76
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 557
Nerden: İstanbuL
Kayit tarihi Haziran 25, 2008, 03:51:00
|
 |
« Yanıtla #13 : Aralık 17, 2008, 17:17:32 » |
|
MACERA VE AŞK DOLUDİZGİN DEVAM EDİYOR
Osman Sınav’dan Hayata doludizgin koşan bir gençlik hikayesi;
“Doludizgin Yıllar”
yepyeni bölümü
“kardeşten öte”
ile
22 Aralık 2008 Pazartesi Saat 19:30’da TRT1’de
Ne olursun güzelim Sevsen beni Yar deyip de sinene Sarsan beni Bir gün öldüreceksin En sonunda sen beni En sonunda sen beni
Yaktın yıktın kül ettin Erittin beni Mecnuna döndürdün Kahrettin beni Aşık gibi sevmesen de Kardeş gibi sev beni Kardeş gibi sev beni
Rüştü Demirci
Yapımcılığını Osman Sınav’ın, yönetmenliğini Hakan Kurşun’un üstlendiği, senaryosu ise Yiğit Güralp imzası taşıyan “Doludizgin Yıllar” merakla beklenen yepyeni bölümü “kardeşten öte” ile macerasına doludizgin devam ediyor…
Yusuf Ömer Sınav, Selen Seyven, Yılmaz Calayır, Deniz Özpınar, Yağız Bankoğlu, Gürkan Tavukçuoğlu’nun; Hüseyin Soysalan, Erdal Cindoruk, Ayşegül İşsever, Mehmet Polat, Suat Güzey ve Aylin Saraç gibi usta oyuncularla başrolleri paylaştığı “Doludizgin Yıllar”ın büyük bir merakla beklenen bu bölümünün konusu ise şöyle…
Adil ve Ahmet’in davetli olarak gittikleri Çatalca’daki çiftlikte her ikisini de hiç hesapta olmayan bir sürpriz beklemektedir…
Saliha ise Barış’ın hukuk fakültesini bırakacağı haberini almış Cemal’le birlikte oğullarından bunun hesabını sormaya hazırlanmaktadır…
Ancak bütün bunlardan uzakta ve habersiz olan Barış, Gülşen, Feraye, Bekir ve Aliço için çok da daha büyük bir tehlike yaklaşmakta ve Aliço’nun Feraye’ye aşkını itiraf etmesiyle sarsılan dostluk ve kardeşlik bağlarını şimdi alevlerin ortasında çok daha büyük bir sınav beklemektedir…
Üstelik artık kaybedecek hiçbir şeyi kalmadığına inanan Aliço anne ve babasına sonsuza dek kavuşmaya daha önce hiç olmadığı kadar yakındır…
Hemen her hafta anlattığı hikaye ile paralel çok özel parçalara da yer veren “Doludizgin Yıllar” bu kez de son dönemlerin şüphesiz en büyük Rock Gruplarından olan Gripin’i unutulmaz bir alaturka klasiği olan “Dalgalandım da Duruldum”a getirdiği muhteşem yorumuyla konuk ediyor…
Sezon finali tadındaki bu müthiş buluşma için 22 Aralık Pazartesi gecesi 19:30’da TRT 1 ekranları karşısında yerlerinizi almayı unutmayın…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
- - BiTTéR - -
S
Rep Puanı: 0 
Offline
Mesaj Sayısı: 36
Cinsiyet:
Uye Numarasi: 2016
Nerden: İstanbul
Kayit tarihi Kasım 26, 2008, 17:34:19
|
 |
« Yanıtla #14 : Aralık 28, 2008, 14:19:50 » |
|
16. BÖLÜM ÖZETİ MACERA VE AŞK DOLUDİZGİN DEVAM EDİYOR Osman Sınav’dan Hayata doludizgin koşan bir gençlik hikayesi; “Doludizgin Yıllar” yepyeni bölümü “yeni başlangıçlar” ile 29 Aralık 2008 Pazartesi Saat 19:30’da TRT1’de
“Sensiz İstanbul’a Düşmanım”
Kelimelerden alacaklı bir sağır gibi İçimi döktüm bugün, Yokluğunla konuştum. Tutsak gibi, bir enkaz gibi, kendim gibi İçimden çıktım bugün, İçimle konuştum. Yüzünü ilk kez gören bir çocuk gibi Gördüm kendimi
Kestiğim ümitlerden Yelkenler yaptım ama Yokluğunda ne gidebildim Ne de kaldım Gerçek miydi tutunmaya çalıştıklarım Hediye süsü verilmiş ayrılıklarım Kaybetmenin tiryakisi bir çocuk gibi Sustum, kendime kızdım
Kırıldı ayna Paramparça, ne varsa kadınım Yokluğunda kaç damla Gözyaşı eder adın Ne olur, gel, gel, gel, gel Ben sensiz İstanbul’a Düşmanım
söz : birol namoğlu - emre aydın - haluk kurosman
Yapımcılığını Osman Sınav’ın, yönetmenliğini Hakan Kurşun’un üstlendiği, senaryosu ise Yiğit Güralp imzası taşıyan “Doludizgin Yıllar” merakla beklenen bölümü “yeni başlangıçlar” ile macerasına doludizgin devam ediyor…
Yusuf Ömer Sınav, Selen Seyven, Yılmaz Calayır, Deniz Özpınar, Yağız Bankoğlu, Gürkan Tavukçuoğlu’nun; Hüseyin Soysalan, Erdal Cindoruk, Ayşegül İşsever, Mehmet Polat, Suat Güzey ve Aylin Saraç gibi usta oyuncularla başrolleri paylaştığı “Doludizgin Yıllar”ın bu bölümünün konusu ise şöyle…
Barış çiftliğe dönerek zor anlar yaşayan Adil, Gülşen ve arkadaşlarının yanında olmak istese de Saliha Barış’a Hukuk Fakültesine devam etmediği sürece çiftliğe dönemeyeceği konusunda kesin şart koşmuştur…
Çiftlikte ise yangının arkasındaki sır perdesi yavaş yavaş aralanırken çiftlik halkı İrfan’ı tehdit ederek hiç yoktan suçlu duruma düşen Adil’in durumunun ne olacağını merakla beklemektedir…
Bir yanda bölüm değiştirmekte kesin kararlı olan Barış artık çiftlikten uzakta Gülşen ve Şehzade’nin yokluğunu her an hissederken, diğer yanda Gülşen, Feraye, Bekir ve Aliço; Barış ve Adil’in yokluğunda tüm yaraları sarmak üzere yeniden el ele verirler… Artık o unutulmaz yaz çoktan bitmiş, okul açılmış ve herkesi hayatlarında yeni alınacak kararlarla yeni başlangıçlar beklemektedir…
Geride kalan 15 bölümüyle birlikte ilk dönem hikayesini noktalayan ve yeni hikayelerle yeni maceralara yelken açan “Doludizgin Yıllar” önümüzdeki haftalarda oyuncu kadrosuna 3 yeni ismi daha dahil ediyor… Bu isimlerden ilki bu haftaki bölümle birlikte hikayeye katılan Arda Kural… Televizyon ve sinema dünyasında sayısız başarılı projede yer alarak daha kariyerinin ilk yıllarında büyük bir hayran kitlesine sahip olan Kural, “Doludizgin Yıllar”da “Barış”a her anlamda rakip olacak olan “Savaş” karakterine hayat verecek…
Dizinin yazarı Yiğit Güralp’in, her hafta anlattığı hikaye ile paralel seçtiği çok özel parçalara yeni bölümlerde de yer vermeye devam edecek olan “Doludizgin Yıllar”ın bu haftaki sürprizi ise Rock Müziğin yeni fenomenleri Gripin ve Emre Aydın’ın birlikte yorumladıkları “Sensiz İstanbul’a Düşmanım”
2009’da yepyeni başlangıçlara uzanmadan önce 2008’in bu son buluşması için 29 Aralık Pazartesi gecesi 19:30’da TRT1 ekranları karşısında yerlerinizi almayı unutmayın…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|